• DOLAR
    5,3784
    % 0,25
  • EURO
    6,0851
    % 0,00
  • ALTIN
    214,0710
    % -0,05
  • BIST
    90.528,64
    % -0,94
Neden İsrailde KANSER YOK ! İşte cevabı ve ortaya çıkan gerçekler

Neden İsrailde KANSER YOK ! İşte cevabı ve ortaya çıkan gerçekler

İSRAİLDE NESEN KANSER YOK

 


Kübaya gitmeye gerek yok çünkü israil de kanserden ölen yok araştırın…lütfen yazıyı sonuna kadar dikkatle okuyun

5 DK’ NIZI AYIRIP OKUMANIZ TAVSİYEMİZDİR
KANSER HASTALIK DEĞİL
KANSER O KADAR YAYGINLAŞTI Kİ ARTIK GENÇ YAŞLI DEMEDEN HERKESİ
YAKALIYOR. BU PAYLAŞIMI LÜTFEN SAYFAMDAKİ HERKES PAYLASSIN. BELKİ BİR YARDIMIMIZ OLUR. SONUÇTA, BİR ZARARI YOK, DENEMEKTE FAYDA VAR…
Bu yazılar çok müthiş, birçok “gizli dünya yönetenlerini” rahatsız ediyor… O kadar ki, örneğin “World Without Cancer”, yani “Kansersiz Dünya” isimli kitap, halen (Türkçe dahil) birçok dile çevrilmedi!..
Yani şunu bilin ki, KANSER diye bir hastalık yok!.. Kanser, sadece vitamin B17 eksikliği!…
Başka bir şey değil!..
Kemoterapi, ameliyat veya değişik ağır haplar almanıza gerek yok!..
Düşünün bir zamanlar denizciler, çok sayıda niçin öldüler?
İSKORBÜT denilen hastalığa yakalanıyorlardı…
Çok sayıda insan öldü…
ve bazıları da bundan çok büyük PARA ve gelir elde etti!..
Sonra ne buldular?..
Meğer İskorbüt sadece vitamin C eksikliği imiş!..
Yani hastalık bile değil!…
KANSER de öyle!…
KANSER SANAYİSİ var artık!..
KANSER den milyar milyar milyar kere milyar PARA kazananlar var!…
Bu konu çok uzun. Çok derin!..
KANSER SANAYİSİNIN kökü, ta ikinci dünya savaşına kadar dayanıyor!…
Ne dolaplar dönüyor…
SİZ İNANMAYIN!…
Her gün sadece 15-20 kayısı çekirdeği yemeniz yeterli!..
Kanser olmuşsanız, önce KANSERIN ne olduğunu ANLAMAYA çalısın!..
KORKMAYIN!…
Sakin KEMOTERAPİ filan yaptırmayın!…
ARAŞTIRIN önce!…
Biz bu siteyi bazı “sözde doktorların sayfasına gönderdik, facebook’ ta, 5 dakika bile geçmeden “yorumsuz” olarak sildiler!…
SİZ bu kitabın TÜRKÇEYE ÇEVRİLMESİ için DUA edin!…
ÇOK ÇOK ÖNEMLİ bir eser bu!..
Tekrar edelim:
Günümüzde İskorbüt den ölen var mi artık?…
YOK!…
Çaresi biliniyor…
Peki KANSER?…
SANAYİ haline gelmiş!…
Ancak, çaresi çoktan bulundu:
VİTAMİN B 17 eksikliği!…
Hepsi bu!…
Buğday çimi ekin… Buğday şırası için.
Kanseri engelleyen besinlerin başında atalarımızın Orta Asya`da içtikleri Buğday şırası geliyor. Klasik tedavi yöntemlerini reddeden tüm doktorların ortak iddiası, buğday çimi yenilmesi ve buğday şırası içilmesi. Pakistan`daki Hunzakut Prensliğinde kanserden ölüm yok. Ayrıca Hunzakutlular, acı badem ve kayısı çekirdeğini yiyorlar ve kansere yakalanmıyorlar.
Türkiye`de acı badem ve kayısı tüketilen bölgelerde kanser vakalarının azlığı dikkat çekiyor.
Ödemiş`le Salihli arasında, binbir efsaneye konu olmuş Bozdağ`ın eteklerinde cennet gölcük kıyısında kanseri yenen, bu zaferi kazandıktan sonra mücadelesi herkese örnek olsun diyerek bir de kitap yazan Doktor İlhami Güneral ile sohbetimiz sürüyor. Önemli olan bağışıklık sisteminin güçlendirilmesidir.
Bağışıklık sistemini güçlendirmek çok da zor bir şey değildir.
Buğday müthiş bir kanser ilacıdır. Buğday şırası kanseri önler ve bu önemli bir bitkisel tedavi aracıdır. Buğday çimi, bol klorofil maddesi dışında 100 kadar vitamin, mineral ve besin maddesi içerir. Taze olarak kullanılan Buğday çiminde, aynı ağırlıktaki portakaldan 60 kez daha fazla C vitamini ve aynı ağırlıktaki ıspanaktan 8 kat fazla demir bulunmaktadır.
Buğdayın bir başka özelliği ise kandaki toksinleri nötralize eden maddeler içermesidir.
Sıvı oksijenle dopdolu olan buğday çimi doğanın en güçlü anti kanseri olan `laetril` içermektedir.
Izgara etler ve füme besinlerin kanserojen maddeler taşıdığı kanıtlanmıştır. (Japon Bilim Adamı Nagivara)
Japon Bilim Adamı Nagivara, taze buğday çiminde bu maddeyi etkisiz hale
getiren enzimler ve amino asitler bulmuştur.
– Buğday çimini evde üretebilir miyiz?
– Evde de üretilebilir, küçük bir saksıda bile üretilebilir ve olduğu gibi yenebilir, evde üretemeyenlere tavsiyemiz ise buğday şırası üretmeleri…
– Buğday şırasını herkes üretebilir mi?
– Evet herkes üretebilir.
İsterseniz tarif edelim.
Bir bardak aşurelik buğday, önce tertemiz yıkanarak bir litrelik cam kavanoza konur. Üzerine 3 bardak su -klorlu olmamak şartıyla- ilave edilir.
Kavanozun ağzı bir tülbentle kapatılarak serin bir yerde 24 saat bekletilir.
Bu ilk su kullanılmaz, dökülür.
Kavanoza yeniden 3 bardak su ilave edilir.
24 saat bekletildikten sonra oluşan yarı gazozlu su içilmek üzere bir kaba aktarılır.
Böylece bir bardak aşurelik buğdaydan kış aylarında günde 5 kez, yazın
ise günde 3 kez şıra alınır. Buğday şırasının lezzeti bazılarına itici gelebilir. O takdirde her şıra bardağına bir C vitamini tableti eklenirse, nefis bir içecek ortaya çıkar.
– Az önce sözünü ettiğimiz `laetril` buğday çiminden başka nelerde bulunur? Çünkü anlaşılıyor ki, `laetril` kanserin tedavisinde en etkin maddelerden biri… Elmanın çekirdeğini de yiyin!
– Evet, Türkiye`de en kolay laetril`e ulaşabileceğimiz yer acı badem ve kayısı çekirdeğidir.
Ayrıca laetril elma çekirdeğinde de vardır. Elmanın çekirdeği yenilirse çok da iyi olur. Amerika`daki ilaç sanayinin maşaları bu `laetril` adlı ilacı yasaklatmayı başarmışlardır ama Meksika`da satılan `laetril` bu ülkeden alınıp kaçak olarak ABD`ye sokulmaktadır.
Laetril, vitamin ve minerallerle verildiğinde çok daha iyi sonuçlar alınmaktadır. `Kanserin Ölümü` adlı kitabında Manner, laetril ile yüzde 90 başarı kazandığını söylemişti.
– Acı badem ve kayısı çekirdeği de laetril içeriyor öyle mi?
– Evet öyle. Türkiye`de acı badem ve kayısı çekirdeğinin sıkça tüketildiği yerlerde resmi bir istatistik yok ama kanser vakalarının az olduğuna inanılıyor. Resmi istatistik yapılan bir ülke var…
Pakistan`a komşu küçük bir prenslik olan Hunzakut`ta şimdiye kadar hiç kanser olayına rastlanmadı.
Hanzakut`un özelliği temel besinleri kayısı ve kayısı çekirdeği…
– Dünyada bugün kullanılmakta olan kemoterapi ve radyoterapi bağışıklık
sistemini bozduğunu iddia ediyorsunuz alternatif tedavilerin bir sıralamasını yapsak en öne hangisini koyarsınız?
– Önceliği bağışıklık sistemini güçlendiren tedavilere veririm, daha sonra biyolojik tedaviler ve bitkisel tedaviler gelir.
Bağışıklık sistemi konusunda Alman Doktor Issel`in tüm beden tedavisi bugün bu ülkedeki 60/70 klinikte başarı ile uygulanmaktadır.

B17 Vitamini Nelerde Bulunur?

İlk olarak 1830 yılında 2 bilim adamı tarafında acı badem’den izole edilen B17 vitamini ticari olarak “amigdalin” veya “laetrile” adlarıyla anılmaktadır.Keşfini takip eden ve günümüze kadar gelen süreç içinde yapılan bazı bilimsel araştırmalar, B17 vitaminin kanserli hücre oluşumunu önlediği ve mevcut kanserli hücreleri öldürdüğü yönünde sonuçlar sunmakla birlikte bazı klinik çalışmalar B17 vitamininin kanseri önleme ve iyileştirme üzerine herhangi bir etkisi bulunmadığı yönünde sonuçlara sahiptir.

Yine de halk arasında “anti-kanser” vitamini olarak bilinir.

B17 vitamini en yoğun olarak kayısı çekirdeğinde bulunur ancak diğer pek çok meyve çekirdeği ve yemişlerde önemli miktarlarda B17 vitamini içermektedir.

B17 Vitamini ve Kanser

B17 vitamininin kanser üzerine etkisinin ,vücuda girdiğinde hidrojen siyanür oluşturarak kanserli hücreleri yok etmesinden ileri geldiği söylenmektedir.

Ancak bu enzimlerin salgılanarak dokulara ulaşması için sadece B17 vitamini yeterli değildir ve anti-kanserojen beslenme ve düzenli egzersiz içeren bir programla birlikte uygulanması önerilmektedir.

Klinik testler B17 vitaminin A, C, E, B15 vitaminleri ile birlikte alındığında kansere karşı daha etkili olduğunu ortaya koymaktadır.

Fakat B17 vitamininin kanserli hücreleri ortadan kaldırma ve kanserin yayılmasını durdurma üzerine etkisiyle ilgili daha çok bilimsel araştırmaya ihtiyaç duyulmaktadır.

B17 vitamini ABD Gıda İlaç Dairesi ve Ulusal Tıp Enstitüsü tarafından “kanser önleyici” olarak kabul edilmemiştir. Amerikan Kanser Derneği web sitesine göre “B17 vitaminin kanseri tedavi edici özelliğiyle ilgili somut bir bilimsel araştırma sonucu bulunmamaktadır”.

B17 Vitamini Nelerde Var?

B17 vitamini bakımdan zengin besinler genellikle çekirdekli meyvelerdir.

En çok B17 vitamini kayısı çekirdeğinde bulunur ancak şeftali, kiraz, erik ve nektar tohumları da yüksek oranda B17 vitamini içermektedir. Bu meyveler dışında elma çekirdeği, üzüm çekirdeği, çilek, ahududu ve böğürtlenden bu vitamini almak mümkün.

B17 Vitamini Bulunan Meyveler: Böğürtlen, yaban mersini, kiraz, kızılcık, üzüm, mürver, bektaşi üzümü, dut, çilek, ayva, ahududu.

B17 Vitamini Bulunan Çekirdekler: Elma çekirdeği, kayısı çekirdeği, kiraz çekirdeği, keten tohumu, darı, nektarın çekirdeği, şeftali çekirdeği, armut çekirdeği, erik çekirdeği, kabak çekirdeği.

B17 Vitamini Bulunan Fasulyeler: Siyah fasulye, börülce, bezelye, nohut, lima fasulyesi, bezelye.

B17 Vitamini Bulunan Diğer Gıdalar: Acı badem, kaju, okaliptüs yaprağı, ıspanak, tere, pancar, atlı patates, bambu yaprağı.

B17 Vitamininin Zararı Var mı?

B17 vitamininin zararları ile ilgili araştırmalar bu vitaminin (Laetrile ) özüt olarak ağız yoluyla alındığı taktirde bazı kişilerde siyanür zehirlenmesine neden olduğunu göstermektedir .

Siyanür zehirlenmesinin ilk belirtileri ise nefes darlığı, zihin karışıklığı, halsizlik, bazı durumlarda baş ağrısı, baş dönmesi ve uyku halidir. Ağız içi ve ciltte kızarma veya pembeleşme görülebilir. Şiddetli siyanür zehirlenmesi ise nöbetlere, komaya ve nefesin durmasına yol açabilir.

Sonuç olarak B17 vitamini (aslında vitamin değil doğal bir bileşendir) hakkında görüşler 2 uçta yer alıyor.

B17 vitaminini destekleyenler bu vitaminin kanserin tedavisinde kilit rol oynadığını savunurken özellikle ABD başta olmak üzere çeşitli sağlık kuruluşları B17 vitaminin kanser üzerinde hiç bir etkisi olmadığının altını çiziyor hatta zehirlenmelere yol açabileceğini belirtiyorlar.

Ülkemizde ise bu konuyla ilgili yapılmış bir araştırma veya Sağlık Bakanlığı tarafından verilmiş bir öneri bulunmuyor.

İnternet üzerinde yaptığım araştırmada aynı bilimsel araştırmalar gibi 2 ayrı noktayı işaret ediyor. Bazıları B17 vitamininin gerçekten işe yaradığını söylerken bazıları bunun sadece ticari bir aldatmaca olduğunu savunuyor.

Bu durumda net bir bilgi bulunmadığı için alternatif kanser tedavisinde kullanılıp kullanılamayacağı konusunda en doğru bilgiyi doktorunuzdan alabileceğinizi düşünüyorum.

Sosyal Medyada Paylaşın:

BİRDE BUNLARA BAKIN

Düşüncelerinizi bizimle paylaşırmısınız ?

  • ÇOK OKUNAN
  • YENİ
  • YORUM